İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin ‘çınar kanseri’ iddiasıyla tarihi çınarları budaması tartışmaya neden oldu. İBB uygulamanın bilimsel karantina önlemi olduğunu savunurken, Çevre Konseyi yöntemin hatalı ve riskli olduğunu ileri sürüyor.
Asırlık Çınarlarda Budama Çalışması: Koruma mı, Zarar mı?
İstanbul’un cadde ve sokaklarındaki asırlık çınar ağaçlarında, “çınar kanseri” hastalığı iddiasıyla başlatılan budama çalışmaları tartışmalara neden oldu. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), hastalığa yakalandığı iddia edilen ağaçları budayarak kurtarmaya çalıştıklarını belirtirken, çevreciler ve vatandaşlar uygulamanın hatalı ve abartılı olduğunu savunuyor.
İBB’nin Gerekçesi: “Çınar Kanserine Karşı Bilimsel Karantina”
İBB’nin 2022 yılında yayımladığı rapora göre, uygulama tedavisi olmayan “çınar kanseri” hastalığına karşı bilimsel bir karantina önlemi olarak hayata geçiriliyor. Kurum, tüm çalışmaların uluslararası kaynaklar ve hazırlanan bilimsel raporlara uygun olarak, karantina tedbirleri uygulanarak yürütüldüğünü ve ağaçların hastalık bahanesiyle kesilmediğini vurguluyor. Raporda, özellikle hastalıklı ağaçlarda görülen belirtilerin çınar kanseriyle birebir aynı olduğu belirtilirken, bu tür ağaçların tespit edilmesi halinde ivedilikle alandan uzaklaştırılarak imha edilmesi gerektiği ifade ediliyor.

Çevre Konseyi Tepkili: “Bilinçsiz Budama, Yıllarca Geri Gelmez”
İstanbul Çevre Konseyi ise yöntemin hatalı ve riskli olduğunu, müdahalelerin abartıldığını ileri sürüyor. Çevre Konseyi Genel Sekreteri Zafer Murat Çetintaş, çınar ağaçlarının İstanbul’un “sessiz tanıkları” olduğunu belirterek, yapılan budamaların bilinçsizce gerçekleştirildiğini söyledi. Çetintaş, “Asırlık çınarlar Osmanlı’dan bugüne ulaşmış değerlerdir. Yaşlı ve hasta ağaçlar için bakım yapılması anlaşılabilir ancak aralarında yeni dikilmiş genç ağaçlar da var. Onların da aynı şekilde budanması bilimsel değil.” dedi.
“Estetik Görüntü Yıllarca Geri Gelmez, İnsanlar O Yollarda Fotoğraf Çektiriyordu”
Çınarlı yolların geçmişte estetik amaçlarla oluşturulduğunu ve İstanbul’a kimlik kazandırdığını belirten Çetintaş, yanlış budama nedeniyle bu görüntünün yıllarca geri gelmeyeceğini ifade ederek, “İnsanlar bu yollarda fotoğraf çektiriyordu. Şimdi aynı görüntüyü görmek için yıllarca beklemek gerekecek.” diye konuştu.
“Bilim Dışı İddialar İstanbul’a Zarar Veriyor”
Bazı çevrelerde dile getirilen “çınar popülasyonu İstanbul’a zarar veriyor” iddialarına da tepki gösteren Çetintaş, bu görüşlerin bilimsel temelden uzak olduğunu savundu. Kentte doğal olarak yetişen bazı istilacı türlerin kontrol altına alınması gerektiğini belirten Çetintaş, “Kesilmesi gereken farklı türler varken 500 yıl yaşayabilen çınarların hedef alınması kabul edilemez.” ifadelerini kullandı.

Bahçeköy’deki Görüntüler Endişe Yarattı: “Genç Ağaçlar da Budandı”
Özellikle Bahçeköy’de çekilen görüntülerde, “çınarlı yol” olarak bilinen güzergahtaki ağaçların gövde seviyesine kadar budandığının görülmesi, vatandaşlar arasında endişeye neden oldu. Görüntülerde, genç ve sağlıklı görünen ağaçların da aynı şekilde budanması tepki çekti. İstanbul’un tarihi dokusunun önemli parçalarından biri olan çınar ağaçlarının Osmanlı döneminden günümüze uzanan doğal miras olduğuna dikkat çekilirken yapılan budamaların hem estetik hem de ekolojik açıdan zarar verdiği ifade edildi.
İBB: “Kamu Güvenliğini Tehdit Eden Kurumuş Ağaçların Yerine Dayanıklı Türler Dikilecek”
İBB’nin raporuna göre, Beşiktaş hattındaki ağaç kesimleri Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınan izinler ve uzman akademisyenlerden oluşan kurul kararları doğrultusunda gerçekleştirildi. Kurum, “kamu güvenliğini tehdit eden” kurumuş ağaçların yerine dayanıklı türlerin dikileceğini açıkladı. Ancak İstanbul’un farklı noktalarında bazı çınar ağaçlarının tamamen kesildiği de dikkat çekiyor. Şehrin merkezi cadde ve yollarındaki bu kesimlerin artması, tartışmaları daha da alevlendirdi.
Erken Baskı | Son Dakika Güncel Haberler sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

















