17.4 C
İstanbul
Cumartesi, Mayıs 23, 2026
Ana Sayfa MANŞETLER Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi

Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi

0
3
Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi
Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Danıştay’ın 158. kuruluş yıl dönümünde yaptığı konuşmada yeni anayasa çağrısını yineledi. “Son iki anayasa darbelerin ürünü, bu demokratik ayıbı gidermek boynumuzun borcudur” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay’ın 158. Kuruluş Yıldönümü ve Danıştay ve İdari Yargı Günü Töreni’nde önemli açıklamalarda bulundu. Yoğun mesaisine İstanbul’da Belçika Kraliçesi Mathilde’i Vahdettin Köşkü’nde kabul ederek başlayan Erdoğan, ardından Ankara’ya geçerek törene katıldı. Konuşmasında yeni anayasa vurgusu yapan Erdoğan, “Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi maalesef halen dinmemiştir” ifadelerini kullandı.

 

“Son iki anayasa darbelerin ürünü”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında Türkiye’nin anayasa tarihine dair kapsamlı bir değerlendirme yaptı. Danıştay’ın temelini oluşturan Şura-yı Devlet’in 1868 yılında kurulduğunu ve bundan sekiz yıl sonra ilk anayasa olan Kanuni Esasi’nin yürürlüğe girdiğini hatırlatan Erdoğan, şunları söyledi:

“Anayasalar, hem devletin temel organizasyonunu hem de devletle vatandaş arasındaki ilişkileri belirleyen normatif çerçevedir. Hukuk devletinin, hukuk üstünlüğünün ve iyi yönetim ilkelerinin temel dayanağı da anayasal metinlerdir. Kanuni Esasi’yi takip eden dört anayasaya rağmen, Türk milletinin iyi bir anayasa özlemi maalesef halen dinmemiştir. Kurucu anayasalarımız dışında, son iki anayasanın maalesef darbelerin ve hukuk dışı müdahalelerin ürünü olmasının bunda payı büyüktür.”

Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi
Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi

“Bu demokratik ayıbı gidermek zorundayız”

Erdoğan, yeni anayasa konusunda kararlılığını net ifadelerle ortaya koydu. “Bu demokratik ayıbı gidermek, Türk siyasetinin boynunun borcudur” diyen Cumhurbaşkanı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yeni, kuşatıcı, özgürlükçü ve sivil bir anayasa; demokrasimizi aşağıdan yukarıya doğru inşa etmenin imkanıyla önümüzde duruyor. Anayasayı, darbecilerin veya seçkinlerin belirleyip topluma dayattıkları bir çerçeve olmaktan çıkarıp; toplumun kendisinin belirleyip devlete deklare ettiği bir metne dönüştürmek zorundayız. Böyle bir anayasa ile inanıyorum ki hem hukuku hem demokrasiyi hem devleti hem de milleti aynı anda koruyacak bir üstün hukuk mantığına kavuşmamız mümkün olacaktır.”

“Cumhur ile Cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri attık”

Konuşmasında reform iradesinin ilk günkü gibi diri olduğunu vurgulayan Erdoğan, son 23 yılda gerçekleştirilen düzenlemelere dikkat çekti: “Toplumun bir kesiminin kendisini öz yurdunda garip hissettiği dönemlerden; siyasetin ve kamu idaresinin vatandaşla göz hizasında iletişim kurduğu bir olgunluk seviyesine hamdolsun ulaştık. Her türlü ayrıcalığa ve ayrımcılığa son verdik. Cumhur ile Cumhuriyet arasına çekilen dikenli tel örgüleri söküp attık. Özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile milletin iradesinin aracısız bir şekilde devlet idaresinde belirleyici olmasını temin ettik.”

Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi
Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi

Erdoğan, idari yargı alanında yapılan yenilikleri de rakamlarla anlattı. Mahkeme sayısının 126’dan 245’e çıkarılarak yüzde 68 oranında artırıldığını, idare mahkemesi kurulu il sayısının 72’ye, vergi mahkemesi kurulu il sayısının ise 39’a yükseltildiğini belirten Erdoğan, istinaf sisteminin getirilmesiyle Danıştay’da açılan dosya sayısının 186 binden 82 bine düştüğünü söyledi.

“Yargının yasamaya ve yürütmeye vesayet yetkisi yoktur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yargı bağımsızlığı konusuna da net bir çerçeve çizdi. “Şu bir gerçektir ki yargı yetkisinin kullanımına hukuk dışı hiçbir müdahale hoş ve mazur karşılanamaz. Bununla beraber yargının da yasamaya veya yürütmeye vesayeten iş yapma, karar alma hakkı ve yetkisi yoktur” diyen Erdoğan, yakın dönem siyasi tarihinden örnekler verdi.

“Başta Yassıada ve 12 Eylül olmak üzere yargı tarihimizin her bir safhasının iftihar tablolarıyla dolu olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Yakın dönem siyasi tarihimizde Danıştay’ın da hedef alındığı çeşitli provokasyonlara maruz kaldık. 17-25 Aralık’ta olduğu gibi yargı içine sızmış bir örgütün meşru hükümeti devirmeyi amaçlayan hain bir darbe girişimi yaşadık.”

“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın”

Konuşmasında devlet felsefesinin temellerine de inen Erdoğan, Şeyh Edebali’nin meşhur öğüdünü hatırlattı: “Devlet felsefemizin temelini oluşturan Şeyh Edebali’nin ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ öğüdüyle yüzyıllardır bu gerçeğin farkındayız. Farkında olduğumuz bir diğer husus; devlet ve vatandaş arasındaki ilişkinin doğası itibarıyla eşitler arası bir ilişki olmadığıdır. İdare hukuku ve bu hukuk dalının kurallarını uygulayan idari yargı; devlet ile vatandaş arasındaki işte bu ilişkide bir denge unsurudur.”

Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi
Türk milletinin iyi anayasa özlemi dinmedi

Erdoğan, rahmetli Prof. Dr. İlhan Özay’ın “Gün Işığında Yönetim” kavramına atıfla hukuk devletini şöyle tarif etti: “Modern anlamıyla hukuk devleti; gün ortasında tam tepeye yerleşen güneş misali aydınlığını her köşeye ulaştırır, herkesi eşit derecede ısıtır ve ışıtır. Eskiler tam da bu sebeple ‘Allah devlete zeval vermesin’ demiştir. Zevalinden endişe edilen hiç kuşkusuz devletin soyut varlığı değil; adil ve eşitlikçi karakteridir. Adalet ve eşitlik ilkeleri üzerinde neşvünema bulan bir hukuk devleti düzeninde hiç kimse için korku yoktur, ümitsizlik yoktur, çaresizlik yoktur.”

“Kamu idaresinde şeffaflığı artıracak yeni adımlar atacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, reform iradesinin süreceğini vurgulayarak konuşmasını şöyle tamamladı: “Şunun bilinmesini isterim ki reform irademiz ilk günkü gibi diri ve güçlüdür. Kamu idaresinde etkinliği, hesap verilebilirliği, katılımı ve şeffaflığı artıracak yeni adımlar atmaya devam edeceğiz. Adalet ve doğrulukla hükmetmek, kamusal yetkileri bir tahakküm aracı olarak değil, halka hizmetin bir vasıtası olarak görmek, milletin emanetini ve sorumluluğunu taşıyan herkesin asli vazifesidir.”


Erken Baskı | Son Dakika Güncel Haberler sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın